11. KALKINMA PLANI (III) - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

11. KALKINMA PLANI (III)

24 Temmuz 2019 Çarşamba

Tüm paydaşların eğitim süreçlerine aktif katılımının sağlandığı Okul Gelişim Modeli oluşturulacaktır. Sahip oldukları koşul ve öncelikler dâhilinde okulların gelişimleri izlenecek ve değerlendirilecektir.
– Okul gelişim planı hedefleriyle uyumlu ve fırsat eşitliği temelinde okulların gelişimini destekleyecek biçimde kaynak tahsis edilecek ve hesap verebilirlik düzeyi artırılacaktır.
-Öğretmen-veli-okul arasındaki etkileşim ve uyum güçlendirilecektir.
Okulların gelişiminin izlenmesi çok önemli. Ancak, nasıl izleyeceksiniz? Okullardaki idarecilerin verdiği bilgilerle mi? Öğrenci velilerinin verdiği bilgilerle mi?           Yoksa okul aile birliği yönetiminin verdiği bilgilerle mi? Bunların hiç birisi bilimsel ve objektif olamaz. Bu önemli iş için en uygun kurum ve kişiler              müfettişlerdir. Ancak bu önemli ve köklü kurum da son yıllarda ne yazık ki işlevsiz hale getirildi.
Çözüm; müfettişlik kurumunun politik kaygılardan arınmış bir hale getirilmesi ve yetki ve sorumluluklarının önceden olduğu gibi yeniden değerlendirilip etkin bir çalışma ortamının sağlanmasıdır.

Eğitim ve eğitim dışı sürecin etkin biçimde yürütülebilmesi ve çocukların hazır bulunuşluklarının artırılabilmesi için rehberlik ve danışmanlık sistemi güçlendirilecektir.
-Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinin yapısı ve sunduğu hizmetler yeniden düzenlenecektir.
-Çocukların kendilerini ve meslekleri tanımalarını sağlayacak kariyer seçim süreçlerini destekleyen kariyer rehberliği sistemi kurulacaktır.
-Sosyoekonomik dezavantajlı ve suça sürüklenme riski olan çocuk ve gençler ile ailelerine yönelik rehberlik ve danışmanlık hizmetleri güçlendirilecektir.
-Öğretmene ve öğrenciye yönelik fiziksel ve duygusal şiddet önlenecek, madde ve teknoloji bağımlılığı ile mücadele edilecek, sağlıklı yaşam kültürü konularında aile farkındalığı artırılacaktır.
Burada sıralanan bütün maddeler harfiyen uygulanmalıdır. Bunun için de üniversitelerin PDR bölümleri ile işbirliği yapılmalı ve yeterince rehberlik uzmanı öğretmen atamaları yapılmalı.

Öğrencilerin kazanımlarını çeşitlendirmeye ve artırmaya yönelik etkin bir ölçme, izleme ve değerlendirme sistemi oluşturulacaktır.
-Her öğrencinin akademik ve diğer faaliyetlerine ilişkin kayıtların tutulduğu e-dosya oluşturulacaktır.
-Ölçme ve değerlendirme sistemi yeterlilik temelli etkinleştirilecektir.
-Öğrencilerin bilimsel, kültürel, sanatsal, sportif ve toplum hizmeti alanlarındaki etkinliklere katılımları desteklenecek, öğrenci yeterliliği üzerindeki etkisi izlenecektir.
-Eğitim sisteminin öğrenciler üzerinde yarattığı baskıyı azaltmak amacıyla kademeler arası geçişlerde uygulanan sınavlarda düzenlemeler yapılacaktır.
Eğitim sistemimizde kesinlikle başta ilköğretim olmak üzere ölçme değerlendirme sistemi yeniden ele alınmalı. Notu silah olarak kullanma yerine her öğrencinin ilgi ve yetenekleri dikkate alan bir değerlendirme sistemi oluşturulmalı.

Mesleki ve Teknik Eğitimde Üretime Yönelik Yapısal Dönüşüm ve İstihdam Seferberliğine başlanacaktır.
-Plan döneminde bütün meslek liselerinin atölye ve laboratuarları modernize edilerek günümüzün eğitim-istihdam ihtiyaçlarına uygun hale getirilecektir.
-Mesleki eğitimdeki kurum ve kuruluşlar bünyesindeki atölyelerin daha etkin bir şekilde kullanılması suretiyle döner sermaye gelirleri artırılacaktır.
-Sektör talepleri ve gelişen teknoloji doğrultusunda mesleki ve teknik eğitimde alan ve dalların öğretim programları güncellenecektir.
-Öğrencilerin meslek alanları arasında geçişlerinin sağlanabilmesi ve farklı mesleklere ilişkin kazanımlar elde edebilmeleri için birden fazla dalda sertifikasyon almaya imkân tanıyan çoklu mesleki beceri altyapısı oluşturulacaktır.
-Başta OSB’lerde olmak üzere meslek liseleri ile yükseköğretim kurumları program, yönetim, insan kaynakları, finansman ve fiziki altyapı açısından birbirini destekleyecek şekilde yeniden yapılandırılacaktır.
-Vasıflı insan gücü ihtiyacını karşılamak amacıyla mesleki ve teknik eğitim ile işgücü piyasası arasındaki bağ güçlendirilecektir.
-Mesleki ve teknik eğitimde kariyer rehberliği etkinleştirilecek; mesleki ve teknik eğitim liseleri ile meslek yüksekokullarının toplumdaki algısını güçlendirecek tanıtım faaliyetleri yürütülecektir.
-Öğrencilerin buluş, patent ve faydalı model başvurusu yapmaları teşvik edilecektir.
-Mesleki ve teknik eğitim kurumları ile sektör arasında işbirliği protokolleri artırılacaktır.
-Mesleki ve teknik eğitim mezunlarının mesleki eğitim alanları ve seviyelerine göre farklı ücret uygulaması teşvik edilerek istihdamlarına öncelik verilecektir.
-Özel mesleki ve teknik okullarda eğitim gören öğrencilere yönelik destek ödemeleri sağlanacak, özel sektörün okul açmasına yönelik yatırım teşvikleri artırılacak ve OSB’ler başta olmak üzere özel mesleki ve teknik okul sayısı ve çeşitliliği artırılacaktır.
-Özel sektörün özel mesleki eğitim merkezi kurabilmesine yönelik mevzuat düzenlemesi yapılacaktır.
-Bilgi ve becerilerin güncelliğinin sağlanması amacıyla mezunların sertifikalı eğitim ve sektör ile üniversiteler tarafından akredite edilen dersleri almaları teşvik edilecektir.
-Mesleki eğitim programları ile sınav ve belgelendirme faaliyetlerine esas teşkil eden ulusal meslek standartları ve yeterlilikleri güncellenecek ve sayıları artırılacaktır.
MESLEK LİSESİ MEMLEKET LİSESİ diyorsak bu işi özel sektöre, organize sanayi bölgeleri yönetimlerine bırakarak yapamazsınız.

Bu işin çözümü; devletin mesleki eğitime bakışında pozitif ayrımcılık yaparak bu kurumların öğrenci ve yöneticileri ile birlikte özel destek ve teşviklerle yapacağı çalışmalardır. Aksi halde özel sektöre havale edilen mesleki eğitimden fazla bir şey bekleyemezsiniz.

Çünkü özel sektör bu okulların işletilmesinde eğitimden çok maliyet fayda analizi çerçevesinde bakar. Günün birinde paramız kalmadı öğretmenlere maaş veremiyoruz veya bu ay maaşlar ödenmeyecek denilirse şaşmayın. Çünkü bizim ülkemizdeki ticaret mantığı bu şüpheleri doğuruyor.

İlimizdeki Organize sanayi bölgesinde bulunan meslek lisesinin devletten alınarak organize yönetimine devrinde bütün endişelerimizde haklı olduğumuz görülmekte. Bu okulu yönetenler, hangi eğitsel birikimleri ile bu kuruma katkı sağlayabilir. Atanan idareci de bir yere kadar düşüncesini söylese de son sözü patron söyler.

Oysa EĞİTİM ne patronun, ne zenginin, ne de hatırlı kişilerin yapabileceği bir iş değildir.
EĞİTİMİ ancak EĞİTİMCİLERLE yaparsanız başarılı olursunuz.

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı