ÖZEL OKUL GERÇEĞİ - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

ÖZEL OKUL GERÇEĞİ

18 Aralık 2019 Çarşamba

Türkiye’de özel okullarla ilgili her dönem sıkıntılar yaşanmıştır. Bu sıkıntıların kaynağı da genel olarak kurucularının eğitimci olmayışı, ticaret erbabı kişilerin farklı bir kazanç kapısı olarak gördükleri eğitim alanına girmiş olmalarıdır. Bu anlayışla açılan eğitim kurumları ne yazık ki hem başarılı olamadılar, hem de fazla ömürleri olmadı. Bu tür eğitim kurumlarında çalışan eğitim personeli de genellikle yeni açılan başka kurumlara geçerek işlerini yapmaya çalıştılar.

Ülkemizde son yıllarda özel okul sayısı çok ciddi oranda arttı.

Bunun iki nedeni vardı.
2014 yılında dershanelerin kapanması,
Özel okullara bakanlıkça verilen parasal destek.

2012- 2013 eğitim öğretim yılından itibaren okul ve öğrenci sayılarındaki tablo şöyle;

Diyebilirsiniz ki fena mı oldu?
Evet, fena oldu.
Hani derler ya, “kontrolsüz güç güç değildir”.
Dershane kapanınca, iş hanlarının katlarında, apartman dairelerinde okullar açıldı. Hele birde öğrenci destekleri iştahları kabarttı.
İsterseniz aşağıdaki bakanlığın tebliğine birlikte bakalım.

19 Aralık 2019 tarih ve 30981 sayılı resmi gazetedeki özel okullarla ilgili tebliğ;
Eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe, destek tutarları ve bunlara ilişkin diğer hususlar aşağıda belirtilmiştir.

1- 2015-2016, 2016-2017, 2017-2018 ve 2018-2019 eğitim öğretim yıllarında çıkarılan 25/7/2015 tarihli ve 29425 sayılı, 6/8/2016 tarihli ve 29793 sayılı, 4/8/2017 tarihli ve 30144 sayılı ve 12/8/2018 tarihli ve 30507 sayılı Resmi Gazetelerde yayımlanan tebliğler çerçevesinde eğitim ve öğretim desteği kapsamına alınıp öğretim kademesini tamamlamayan ve 5580 sayılı Kanun kapsamında açılan 2019-2020 yılında; ilkokul 2, 3, 4. sınıf, ortaokul 6, 7, 8. sınıf ve ortaöğretim 10, 11, 12. sınıf ve 2018-2019 eğitim öğretim yılında hazırlık sınıfında destek alan öğrenciler için 9. sınıf okul kademelerinde öğrenim gören her bir öğrenciye verilecek eğitim ve öğretim desteği tutarları aşağıdaki Tablo-1’de yer almaktadır.

2- Eğitim ve öğretim desteği, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır. Ödemeye ilişkin usulleri belirlemeye Millî Eğitim Bakanlığı yetkilidir.

3- Bu Tebliğde yer almayan hususlarda düzenleme yapmaya ve uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Millî Eğitim Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.

4- Millî Eğitim Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanan bu Tebliğ, 2019-2020 eğitim ve öğretim yılı için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

5- Bu Tebliğ hükümleri Millî Eğitim Bakanı ile Hazine ve Maliye Bakanı tarafından yürütülür.
Tebliğ olunur.

Düşünün her sınıfta 20 öğrencisi olan, 2 şer şubeli bir ilkokulda 2,3 ve 4. Sınıflarda toplam 120 öğrencinin aldığı toplam destek 120×3960= 475.200 lira.

120 Öğrencisi olan değil 500 öğrencisi olan bir okul bile bu miktarda parayı görmemiştir. Hepinizin bildiği gibi okul idareci ve öğretmenlerinin çabasıyla, velilerin desteğiyle okul ihtiyaçları karşılanır.

Ortaokul ve liselere ödenen miktarı siz hesaplayın.

Bu anlayışın bariz örneği son günlerde yaşanıyor. Okulda görev yapan öğretmen ve diğer personel üç aydır maaş alamadığı için derslere girmiyor.

Bu işte zarar gören kim?
Elbette öğrenciler.
Öğretmenler haklı mı?
Tabi ki haklı. Emeklerinin karşılığını istiyorlar.

Bu durumda olan sadece gündemde olan okul mu?
Hayır.

Geçtiğimiz günlerde bu konuya bu köşeden değindik ve bu sıkıntıların yaşanacağını duyurmuştuk. Çünkü gelen bilgiler bu yöndeydi.

Bu duruma eğitimin patronu olan bakanlık ne diyor?
Sayın bakan diyor ki “mevzuat çerçevesinde çalışmalarımızı yürütüyoruz”.

Şu anda Türkiye’nin gündemini meşgul eden Doğa kolejinin 130 okul, 80.000’i aşkın öğrenci, 15.000 personeli var.

Bir özel öğretim kurumu bu kadar büyürken, adeta tekelleşirken bakanlık yeterli teminat konusunu dikkate aldı mı?

Bu konuda bakanlığın ihmali olup olmadığını sayın bakan araştırıyor mu?
Bu işin temelinde yatan ne yazık ki denetimsizlik.
Bu da normal bir durum!

Çünkü Milli Eğitim Bakanlığında DENETİM sistemi çöktü. Evet, ne yazık ki durum bu. Yıllarca müfettiş olarak görev yaptığım bakanlığın bu durumu ne yazık ki üzüntü verici.

Denetim sadece eksikleri bulmak değil, kurumlara rehberlik yapmaktır. Eğer bu çalışmalar yapılmış olsaydı şu anda yaşanan sıkıntılara mutlaka önlem alınırdı.

Bakanlık bu işi ciddiye almalı, çünkü EĞİTİMDE YAPILAN HATANIN TELAFİSİ ZORDUR.

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı