YENİ EĞİTİM - ÖĞRETM YILI - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

YENİ EĞİTİM – ÖĞRETM YILI

11 Eylül 2019 Çarşamba

Öncelikle 2019-2020 Eğitim öğretim yılında başta bütün meslektaşlarıma ve öğrencilerimize başarılar diliyorum.

İlimizde 14.000 öğretmen ve yaklaşık 190.000 öğrenci ile yeni eğitim öğretim yılına başlandı. Her yıl ülke genelinde olduğu gibi bu yılda bazı sorunlarla okullar açıldı. Okul kayıtlarındaki sıkıntılar, okula yardım ile ilgili sıkıntılar, servis ücretleri ile ilgili sıkıntılar, okul kantinleri ve özellikle okul çevresi güvenliği gibi genel sorunlar yine gündem oldu. Ancak ilimizdeki deneyimli idareciler bu sorunları en aza indirme gayreti içerisinde olduklarını biliyoruz. Örneğin okulların açıldığı ilk günden itibaren emniyet güçlerinin okulların çevresinde almış olduğu önlemler öğrencilerde ve öğrenci velilerinde bir rahatlama sağladı. Umarım bu çalışmalar devam eder.

Önemli sorunlardan biri de orta öğretim kurumlarına kayıtlarda yaşanan sıkıntılar. Bu konuda il yöneticilerinin yapabileceği çok fazla bir şey yok. Bu tamamen bakanlığın orta öğretim kurumlarına öğrenci yerleştirme anlayışından kaynaklanan bir sorun. Ancak, bakanlık bu konuyu sorun olarak görmüyor olacak ki bu yıl da ekim ayı sonuna kadar haftalık nakillerle öğrenciler uğraşacak.

Düşünebiliyor musunuz; ekim ayı sonunda yeni okuluna nakil giden 9. Sınıf öğrencisi daha sınıfına alışamadan kasım ayında yeni getirilen sisteme göre tatile girecek. Bu çocuk ancak kasım ayı son haftasında yeni sınıfı ile kaynaşma fırsatı bulacak. Bir buçuk ay sonra da yarıyıl tatili başlayacak.

Kısacası; gitti birinci yarıyıl.
Çözüm;
Sorunu görmemezlikten gelme yerine, okul idarecileri ve öğretmenlere bu işi bırakın size en güzel çözümü üretirler. Aksi halde masa başında merkezi yönetim ile bu işler çözüme ulaşmaz.
Diğer bir önemli sorun öğrenci kayıt sırasında okula yardım adı altında para istenmesi.
Bu sorun maalesef bu günün sorunu değil ülkemizin yıllardır çözülemeyen sorunu.

Her eğitim-öğretim yılının başında olduğu gibi bu eğitim-öğretim yılının başında da okula (İlkokul/ortaokul) kayıt esnasında, okul müdürlükleri veya okul aile birlikleri tarafından kayıt parası veya okula bağış adı altında velilerden istenen ayni ve nakdi yardım şeklindeki okulların finansmanı konusu gündemden düşmez.

Peki, bu işin yasal boyutu nedir?
Yasal anlamda ilkokullarının gelir ve giderleri 222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununun 76.maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; İlköğretime ait gelir kaynakları şunlardır:

“Her yıl Devlet gelirlerinin % 3’ünden az olmamak üzere Devlet bütçesinden yapılacak yardımlar ve özel idare bütçelerine, bu kanun hükümleri gereğince sağlanacak gelirler hariç ve 1960 mali yılında ilköğretime tahsis edilen miktardan az olmamak üzere, yıllık gelirlerinin en az % 20’si oranında konulacak ödenekler…”

Öncelikle bu gelir kaynakları nakdi olarak hiçbir şekilde okul bütçelerine aktarılmamakta, illerde ve ilçelerde; il-ilçe özel idare müdürlükleri, büyükşehirlerde ise ilgili büyükşehir belediyesi birimleri tarafından kullanılmaktadır.

Gelir kaynaklarının, ilkokul ve ortaokullarının hangi harcama kalemlerinde kullanıldığı konusuna gelince de; okul yapımı, bina büyük ve küçük onarımı, elektrik, ısınma, su ve iletişim giderlerinin bir bölümü, bu kaynaklardan karşılanmaktadır.

Bu noktada ilk ve ortaokul yöneticileri sürekli bir ikilemle karşı karşıya kalmaktadır. Ya okullarına sağlanan olanaklarla eğitim-öğretime devam etmek, ya da kayıt parası-bağış alarak okullarının ihtiyaçlarını karşılamak. Bu koşullarda kayıt ve bağış alınmadan okullarda eğitim-öğretimi sağlıklı bir şekilde sürdürmek mümkün değildir. Çünkü günümüzde okullara hizmetli ve güvenlik görevlisi kadrosu tahsis edilmemekte, kırtasiye ve temizlik sarf malzemesi sağlanmamakta, eğitim teknolojisi araçlarının bakım ve güncellenmesi için harcama yapılmamaktadır.

Bazı illerde büyük şehir statüsüne geçilince özel idareler kaldırıldığı için bu görev büyükşehir belediyelerine verildi. Bu durumda okullara ne kadar katkı sağlanacağı konusu genelde yerel yöneticilerin eğitime bakışına kaldı. O da siyaset malzemesi yapılmadan nasıl olacak orası belli değil.

Ancak ilimizde büyükşehir belediye başkanı sayın Osman Zolan Öğretmen okulu çıkışlı olduğu için eğitime pozitif ayrımcılık yaptığı gibi eğitim ile ilgili çalışmaları siyasi malzeme yapmaz!

Bakanlık tarafından okulların eğitim finansmanı konusunda 2023 Eğitim Vizyonunda da sorunlar tespit edilmiş ve bir yol haritası çizilmiştir. Buna göre; Eğitimin niteliğinin artırılması ve “Okul Gelişim Planları”nın gerçekleştirilebilmesi için merkezî bütçeden sağlanan finansmanın yanında ek finansman ihtiyacının karşılanması amacıyla kaynak çeşitlendirilmesine ihtiyaç vardır. Bu çerçevede uluslararası hibe fonları, hayırsever bağışları ile mesleki ve teknik eğitim okullarının döner sermaye gelirlerinin artırılması ve mevcut kaynakların verimli kullanılması önemlidir.

Bu konuyla ilgili yapılması planlanan çalışmalar da şu şekildedir;
– Her okula, oluşturulacak çeşitli ölçütlere ve Okul Gelişim Planı’na dayalı olarak okul gelişim bütçesi verilecek, şartları elverişsiz okullara pozitif ayrımcılık yapılacaktır.

– Eğitime ve okullarımıza bağış yapacak kişilerin farklı miktar, tema ve yöntemlerle bağış yapabilmeleri için il ve bakanlık düzeyinde bir yapı kurulacak mevzuat, yazılım ve erişim düzenlemeleri gerçekleştirilecektir.

– Türkiye genelinde eğitimde elverişsiz koşullara sahip okulların görülebildiği Coğrafi Bilgi Sistemi üzerinden eğitim hayırseverlerine bağış için seçenekler sunulacaktır.

– Diğer bakanlıklarla ortak projeler gerçekleştirilerek farklı finans kaynakları harekete geçirilecektir.

– Özel sektör ve sivil toplum iş birlikleriyle eğitim kurumlarının finansmanına destek sağlanacaktır.

– Okul aile birliği gelirleri yeni bir yapıya kavuşturulacaktır.

Bu ifadelere rağmen bu güne kadar planlanan finansman çalışmalarının hangilerinin hayata geçirildiği konusunda MEB’in kamuoyuna açıkladığı bir bilgi yoktur. 2023 Eğitim Vizyonu uygulama takviminde, okul bütçe ve bağış sisteminin kurulması konusundaki takvimlendirmede, 2018 yılında hazırlık ve tasarım, 2019 yılı geliştirme ve ülke uygulaması aşamaları yer almaktadır. 2019 yılının bitmesine birkaç ay kala bu takvimlendirmeye uygun bir gerçekleşmenin olmadığı görülmektedir. Basına yansıyan bilgiler göz önüne alındığında da bu çalışmaların yapıldığı konusunda bir bilgiye rastlanmamaktadır.

Yukarıda belirttiğimiz gibi her eğitim-öğretim yılının başında okullar, kayıt parası ve bağışlarla gündeme gelmekte ve basına yansımaktadır. Yine her eğitim-öğretim yılının başında olduğu gibi okullar, finansman konusunda yalnız bırakılmış; okul yöneticileri, velilerle kayıt parası ve bağış konusunda karşı karşıya getirilmiştir.

Sorunun çözümü;
Okullara ayrılan bütçenin günün koşullarına uyarlanarak doğrudan okul yöneticilerinin kullanımına sunulması ile kökten çözülebilir. Esasen okul gelişim modelinin gereği de budur.

Yoksa okulu idare etmek üzere atadığımız yöneticilerimize güvenemiyor muyuz?

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı