HANEFİLİĞİN İMAMI EBU HANİFE DEĞİLDİR. - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

HANEFİLİĞİN İMAMI EBU HANİFE DEĞİLDİR.

9 Haziran 2021 Çarşamba

HANEFİLİĞİN, İMAMI AZAM’LA ALAKASI YOK DENECEK KADAR AZDIR..‼
Ehl-i Sünnet itikadının en büyük alimlerinden olan İmam-ı Azam Ebu Hanife, (H.699-767) kendi döneminde kurmadığı ve kurdurmadığı Hanefilik Mezhebi’nin temel taşlarını örmesine rağmen, böyle bir oluşumun kurulmasından rahatsızlık duymuştur. Talebeleri, o günkü; günün şartlarına uyarak, hocalarının izinden gitmek yerine, onun fikirlerini kendilerine göre yorumlayarak, ismini de bir güzel kullanarak günümüze kadar hep kullanmışlardır.
Hiç düşündünüz mü? Tam bir siyaset uzmanı olan ve siyaset konusunda birçok ictihadı olan Ebu Hanife’nin bu ictihadları neden mezhebin öğretilerinde yok?
Yok, çünkü onun ictihadları, siyaseti muhalif bir siyasetti. Gücü elinde bulunduranların işlerine gelmeyen bu ictihadlar bilinçli olarak yok sayıldı, örtbas edildi.
Onun katledilmesinden sonra talebeleri, hocaları kadar cesaretli olamamış, onun davasına sahip çıkamamıştır. Hatta öğrencisi İmam Yusuf, hocasının reddetmesi canına mal olan makama balıklama atlamıştır (!)
Ebu Hanife biat’e önem verir, idarenin babadan oğula değil, halkın katılımıyla (şura) değişmesi gerektiğini savunur, bu tarz yönetimlerin aldığı biatlar geçersizdir, derdi.
Toplumun malını meşru olmayan yollarla harcayan, halkına zulmeden, Allah’ın emirlerini terk edenin yöneticiliği batıldır, emirleri geçersizdir, derdi.
Ebu Hanife; hocası, Ali’nin torunu İmam Zeyd’in Emevi diktasına karşı olan kıyamına destek vermiş, Resulullah’ın Bedir çıkışına benzetmiştir. Zalim idareye karşı kıyam meşrudur hükmü vermişti.
Emevi diktasının çökme belirtileri baş gösterdiğinde, yönetim gözde din adamlarını arkasına alarak halkı ikna etme projesini devreye soktu. Bir çok alim bu projeye destek verip, görev alırken Ebu Hanife kendisine tam yetki verildiği halde reddetmişti. Hapse atılmış, kırbaçlanmış fakat yine de kararından caymamış, saltanata kul olmamıştı.
Ebu Hanife gibi gözde bir alimin, saltanatla birlikte görev alması saltanata meşruiyet kazandıracaktı. Kıyamcılara en çok destek veren Ebu Hanife saltanat tarafına çekilecek, muhalifler, kıyamcılar zayıflayacaktı. Saltanata karşı kıyamları destekleyen Ebu Hanife, böylece etkisizleşecek, susmuş olacaktı, susmadı.
”Zalimin zulmüne susmak zalime destektir. Gerekirse mazlum olmak fakat zulme susmamak” onun ilkelerindendi.
Ebu Hanife; Ali’nin torunları Muhammed’in Medine’de, İbrahim’in Irak’ta Abbasilere karşı olan kıyamını da desteklemişti.
Ebu Hanife, Abbasi halifesi Ebu Cafer Mansur’un başyargıç’lık teklifini de reddetmişti. Hapsedilmiş, kırbaçlanmıştı… ”Beni Fırat ırmağında boğsanız boğulurum, fakat yine de razı olmam” demişti.. En sonunda zehirlenerek öldürüldü..
Zehirlendiğini farkettiğindeki vasiyeti meşhurdur: ”Beni gaspedilmemiş bir toprağa gömün”…
İşte onun diğer ictihadlarından bazıları:
1. Ana dilde ibadet meşrudur.
2. Bir insanın müminliğini ibadeti belirlemez.
3. Cennetlik ve cehennemliği yalnız Allah bilir.
4. İnsan ilişkilerinde dindarlık ölçü değildir.
5. Namaz kıldırıp para almak helal değildir.
6. İmana dair son sözü Allah söyler.
7. Din için toprak gaspı meşru değildir.
8. Kadın evliliğini kendi belirler.
9. Arapça kutsal değildir, aslolan anlamdır.
10. Allah’ın elçisi kitaba aykırı konuşmaz.
11. Akla ve Kurana aykırı rivayet reddedilir.
12. Evliya diye bir sınıf yoktur.
13. Cinayetin cezası mümin veya kafir için aynıdır.
14. Haram parayla hasenat olmaz.
15. Zalim idareciye hediye verilmez, alınmaz.
16. İyiliği emretmek, kötülükten alıkoymak farzdır.
17. Din akıl ve vahiy dinidir.
Bugünkü Hanefilik ile Ebu Hanife’nin ictihadları, tutumu, İslam’a, rivayetlere ve Kurana bakışı neredeyse taban tabana zıttır.
İmamı Azam’ın mücadelesi, çoğunlukla bugünkü ehlisünnet Hanefi zihniyetiyle olmuş ve o zihniyet İmam-ı Azam’ı en sonunda katletmiştir. Bu yüzden kendilerini ehlisünnet/Hanefi olarak tarif edenlerin büyük imam’la çok alakaları yoktur. Onlar İmam-ı Azam’ı katlettikten sonra putlaştırmış ve adını tabiri caizse tepe tepe (!) kullanmıştır…
Selam olsun Ebu Hanife’ye….‼
Esen Kalın…

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı