KURBAN VE KURBAN BAYRAMI - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

KURBAN VE KURBAN BAYRAMI

2 Temmuz 2020 Perşembe

İnsanlık tarihi boyunca ilahi dinlerin ibadetlerinden olan Kurban, İslam dini ile birlikte yeni bir literetüel kazanarak, “vacip mali ibadet” olarak cemiyet hayatımıza girmiştir.
Hz. Peygamber (sav)in Hicretten sonra her yıl yerine getirdiği Kurban ibadeti, ne yazık ki, siyasal islamcıların elinde oyuncak oldu. Topluma hiçbir faydası olmayan, insanların dini inançlarını sömüren bazı vakıf ve cemiyetler/cemaatler her yıl Kurban öncesinde başlattıkları reklam ve tanıtım amaçlı çalışmaları ile insanların kurbanlarını toplayarak, ya da para karşılığında kurbanlarını keserek kendilerine büyük kazanç elde etmektedirler.

Gönümüzde küçükbaş hayvanlardan olan kurbanlıklar 1200 ile 1800 TL arasında. Büyükbaş kurbanlıklar ile 5-6 bin TL arasında satılırken, Diyanet başta olmak üzere, kurbanlık kesimini üstlenen bir çok siyasal islamın uzantıları kurbanlıkların fiyatlarını “yurtiçinde 975 TL yurt dışında ise 825 TL” olarak belirlemiş durumdalar. Hatta bazı vakıf ve dernek ise, kurbanları toplayabilmek için bu rakamları 600 TL’ye kadar indirebilmektedir.

Oysa Türkiye sınırları içerisinde kesilen kurban, ülkemizin ekonomik şartlarında yani kurban fiyatlarının üzerinden kesim yapılabilir. Bir başka ülkede kurbanlık ucuz/ pahalı ise, bu durum bizim ülkemiz şartlarına indirgenerek fiyat belirlemesi olamaz.

Koronavirüs günlerinde, deprem günlerinde sesi soluğu çıkmayan dernek ve vakıflar, akçeli meseleler ortaya çıkınca etrafı kara duman gibi kaplıyorlar. Sosyal medyadan duyuru yapan, bağış kabul eden bu kuruluşlar, insanların manevi duygularını sömürenler, ne yazık ki oldukça büyük alıcı da buluyorlar.

İnsanların kimileri kurban kesecek yerleri olmadığından, pisliğinin ve telaşasının fazlalığından, kimileri de kurbanlık alacak paraları olmadığı için, neredeyse yarı yarıya düşen bağış kurbanlık meselesi cazip geldiğinden bunlara yöneliyorlar.

(Geçtiğimiz yıllarda, vekaleten kurban kesen bu dernek/vakıflardan bazılarının kurbanları kesmediği, bütün bağışçılarına hemen hemen kestikleri bir veya birkaç kurbanın videosunu gönderdikleri ortaya çıkmıştı.)

Oysa İslam dininde gerek ayetlerden, gerekse hadislerden İslam alimleri tarafından çıkarılan sonuçlara göre; Kurban, ancak kesecek olan kişiye vekalet verilebilir. Ve kurban kesen kişi, vekalet verirken kurbanlığına yakın olmalıdır. Vekalet ile kurban kesilemez. Kimileri, “kurban mali ibadet sayıldığından vekaleten yapılabilmektedir” demektedirler. Oysa kurbanın anlamı “Allah’a yakınlaşmak” olduğundan, arada ruhban sınıfının bulunmaması gerekir. Vekalet ile kurban kesimi, burada ruhban sınıfı gibi görev yapmaktadır.

Hz. Peygamber (sav) “Kızım Fatıma, Babam peygamber diye güvenme” buyurduğuna göre; Allah’a yakınlaşma dua ve ibadetle olduğundan, araya kimsenin girmemesi gerekir. Kurban da bu açıdan ele alındığında vekalet olmaz ve ancak kesen kişiye vekalet verilebilir.
Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Diyanet Ansiklopedisinde yazdığı “kurban” maddesinde, kurbanın hangi hayvanlardan, nasıl kesileceğine dair yazdığı uzun makalesinde “vekalet kurban”dan bahsetmemiştir.
Prof. Bardakoğlu, makalesinin önemli bölümlerinde, “Hayvan, kesim yerine incitilmeden götürülür, kesilecek zaman kıbleye karşı ve sol tarafı üzerine yatırılır. Elinden geldiği takdirde her mükellefin kurbanını kendisinin kesmesi menduptur(*), değilse bir başkasına vekâlet verip kestirir. Kurbanı kesecek kimsenin Müslüman olması tercihe şayandır; erkek, kadın, yetişkin, çocuk fark etmez. Ehl-i kitabın kestiği dinen helâl olduğundan Yahudi ve Hristiyanlara da kesim yaptırılabilir. Kurban sahibinin kesim esnasında orada hazır bulunması müstehaptır. (**) Hayvan yere yatırılırken, “Yüzümü gökleri ve yeri yaratan Allah’a, O’nun birliğine inanarak çevirdim. Ben müşriklerden değilim” (el-En‘âm 6/79); “Benim namazım, ibadetim (kurbanım), hayatım ve ölümüm hep âlemlerin rabbi olan Allah içindir. O’nun ortağı yoktur. Bana böyle emrolundu ve ben Allah’a teslim olanların ilkiyim” (el-En‘âm 6/162-163) meâlindeki âyetleri okur ve kabulü için Allah’a dua eder. Daha sonra da tekbir ve tehlîl getirir.
Kurban kesmenin rüknü kurbanlık hayvanın kanını akıtmaktır. Sığır, manda, koyun ve keçi cinsinden hayvanlar yatırılıp çenelerinin hemen altından boğazlanmak suretiyle (zebh), deve ise ayakta sol ön ayağı bağlanarak göğsünün hemen üzerinden (nahr) kesilir. Kesim işlemi boğazın iki tarafındaki şah damarları, yem ve yemek borusundan en az üçü kesilerek yapılır ve hayvanın kanının iyice akmasını temin için bir süre beklenir. Hayvana acı vermemek için önce şoka sokmak (bayıltmak), sonra kesmek câizdir; çünkü şoka giren hayvan ölmez, hayatı devam eder, ancak kesilince kanı akar ve ölür.
Kurban sahibi kurbanın etinden yiyebilir, bakmakla yükümlü bulunduğu kimselere yedirebilir; ancak etinin bir kısmını da dağıtması gerekir. Şâfiî’ye ve İbn Hazm’a göre bu vâciptir. Yenecek ve dağıtılacak miktar konusunda kesin bir ölçü koymak zor olmakla birlikte dinî gelenek, kurban etinin üç eşit parçaya bölünüp bir parçasının kurban sahibi ve bakmakla yükümlü olduğu kimseler tarafından tüketilmesi, ikinci parçanın zengin bile olsalar eş, dost ve akrabaya hediye edilmesi, üçüncü parçanın ise kurban kesmeyen fakir kimselere dağıtılması şeklindedir. Kişinin bakmakla yükümlü bulunduğu kimselerin kalabalık olması veya ihtiyaçlarının bulunması halinde kurban etinin kimseye dağıtılmadan evde tüketilmesi de bir sakınca taşımaz. Kurban sahibinin kurban etinden hem yemesi, hem ikram etmesi hem de fakirlere dağıtması genel bir kural olup bunun ölçü ve şeklini her mükellefin kendi durumunu, çevresinin ihtiyaç ve imkânını göz önüne alarak bizzat belirlemesi ve bu konuda ibadet anlayışıyla hareket etmesi doğru olur. Kurbanın etinin kesimin yapıldığı bölgede dağıtılması teşvik edilirse de daha fazla ihtiyaç sahiplerinin bulunması halinde başka yerleşim birimlerine de gönderilebilir.”
Dikkat ederseniz, Prof. Ali Bardakoğlu’da kurban konusundaki vekalet meselesini, sadece kesene vermektedir. Bir başka vekalet meselesinden bahsetmemektedir. Yine kurban etinin dağıtımı konusunda da, yakın çevreden bahsetmektedir. Hadislerde “Bu tür yardımların, yardım yapacak kişinin en yakın çevresinden başlayarak, halkanın genişletilmesi” uygun görülmüştür. Denizli’de kurban etine / yardıma muhtaç insan varken, Denizli dışına kurban eti göndermek caiz değildir.
Vekaleten kurban kestirmek isteyen bütün kesimlere sesleniyorum. Bu tür olaylara pirim vermeyerek, kurbanınızı kendinizin kesmesini öneriyorum. Taktir ve yorum sizlerindir.
Saygılarımla…
———————————————-
Dip Not;
(*) Mendup: Sevilen, yapılması uygun olan, işlenmesi teşvik edilen iş. Dinen yapılması iyi sayılmakla birlikte yapılmamasında sakınca olmayan ve Rasulullah (s.a.s)’ın bazan yapıp, bazan terkettiği işler. Buna; müstehap, nafile, tatavvu ve ihsan adları da verilir. Farz, vacip ve sünnet-i müekkede dışında kılınan namazlar, tutulan oruçlar ve verilen sadakalar bu niteliktedir. Güzel bir iş sayıldığı için mendubu işleyen sevap alır, terkeden ceza görmez.
(**) Müstehap: Bu terimin kullanıldığı yerde yapılırsa sevap ancak yapılmazsa da günah olmayan fiiller nitelendirilmektedir. Müslümanlık inancında müstahap olan eylemlerin Allah’ın hoşuna gittiğine inanılmaktadır. Bu sebeple de müstehap olarak kabul edilen eylemlerin yapılması, din büyükleri tarafından da tavsiye edilmektedir.

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorumlar

Mehmet Kılınç   -  Bağlantı 3 Temmuz 2020, 17:57

Kurban, ibadettir; elbette kendi elleriyle kesmesi , kesemiyor ise yakınında bulunması efdaldir ana bugün hem kesim yerleri hem dağıtılacak kişilerin tesbiti ve ulaşımı çok zor, Bu bakımdan güvenilir kuruluşlara kestirip muhtaçlara ulaştırma doğrudu.

Ömer ÖZTÜRK   -  Bağlantı 3 Temmuz 2020, 09:58

Tebrik ediyorum. Güzel bir yazı.

Abdullah   -  Bağlantı 2 Temmuz 2020, 19:00

1-Soyadınıza binaen mi böyle bir fetva verme hakkını ve haddini kendinizde buluyorsunuz ibrahim bey?
2-siyasal derneklerin ve vakıfların korona döneminde ve deprem bölgelerine yardımda bulunmadığını nerden öğrendiniz ibrahim bey?

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı