DARBE SÖYLENTİLERİNİN KAYNAĞI: RAND CORP. - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

DARBE SÖYLENTİLERİNİN KAYNAĞI: RAND CORP.

18 Şubat 2020 Salı

Rand Corporation.
Gölge CIA.

ABD’nin en önemli ve tesir gücü yüksek düşünce kuruluşu.

28 Şubat ve 15 Temmuz darbelerinin perde arkasındaki destekçisi.

Ülkemize dair 9 bölümden oluşan yeni bir rapor yayınladı.

Tam 276 sayfa ve on kişilik bir heyet hazırlamış.

Araştırmanın sponsorları ABD Dış İşleri Bakanlığı ve Pentagon.

Buna rağmen rapor; ABD’nin resmi görüşlerini değil; (güya) on kişinin şahsi görüşlerini yansıtıyor.

Oysa RAND; Pentagon için raporlar hazırlayıp, Washington’u yönlendiriyor.

Rapor; “Türkiye’nin Milliyetçi İstikameti” adını taşıyor.

Alt başlık ise; Bu eğilimin ABD-Türk Stratejik Ortaklığı ve ABD Silahlı Kuvvetleri Üzerindeki Etkileri” şeklinde.

1-Türkiye; ABD için zorlayıcı bir müttefik olarak NATO’da kalmaya devam edecek ise de;
2-BATI Türkiye’ye daha fazla dayanamayacak ve Türkiye; sonunda NATO’dan çıkacaktır.
3-ABD destekli bir demokratik bir muhalefet ve yine ABD destekli askerler iktidara gelince; Türkiye yine ve yeniden BATI yörüngesine girecek.

Raporun nihai amacı; Türkiye-ABD ilişkilerini tamir etmek, geliştirmek.

Türkiye-ABD ilişkilerindeki yıpranmaların önüne geçmek üzere tavsiye edilen çarpıcı önerilerden biri şöyle:

“TSK’nın ABD’deki okullara öğrenci-subay göndermesine devam etmesi teşvik edilmeli.”

Bilindiği üzere; Mısır’da Mursi’yi alaşağı ederek, darbe yapan Sisi de ABD’de askeri eğitim almıştı.

Merakımı mucip olan husus; Türkiye; 18 senedir ABD’deki okullara eğitim alması için öğrenci-subay göndermiş midir, göndermekte midir?

Raporda Türkiye-İsrail ilişkileri “İhtiyatlı Ortaklık”; Türkiye-Rusya ilişkileri “Huzursuz Ortaklık” diye nitelendirilmiş ve Türk-Rus ilişkilerinin nasıl boz(dur)ulacağına dair ipuçları verilmiş.

RAND’a göre Türkiye ile ABD arasındaki ihtilaflı konular şunlar:
1) Suriye politikası.
2) ABD’nin PYD, YPG ve Demokratik Suriye Güçleri ile olan taktik ilişkisi.
3) Gülen’in iadesi.
4) Reza Zarrab’a ABD’de açılan dava.
5) Türk Hükümeti’nin söylemi ile resmi/ yarı resmi basındaki ABD karşıtlığı.
6) Türkiye’nin NATO savunma sistemi olmayan savunma sistemi edinmesi.

RAND’ın “Türk-Amerikan ikili ilişkilerindeki önerdiği uzun vadeli strateji” için atılması gereken adımlar kategorisine bakacak olursak;

1)”Rusya’yı dengelemek için NATO üzerinden sürekli Türk ordusuna angaje olunmalıdır” tavsiyesi biraz daha izaha muhtaç olup, muğlak bir ifade olarak göze çarpmaktadır.
2)” Milli Savunma Bakanı’nın Türkiye’de giderek artan önemi ve “anahtar muhatap” rolü dikkate alınmalıdır” derken, tam olarak neyi kast etmektedirler? Bunu en iyi kendileri biliyor.

Ülkemizde yeni bir darbe ihtimali var mı? Yusuf Kaplan ve Süleyman Özışık gibi bazı yazarlar bu olasılığın mevcut olduğunu söyleyerek, argümanlarını sıralayıp, uyanık olunmasını istiyorlar.

Biz yine de uyanık olalım. Su uyur, düşman uyumaz.

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı