LOZAN DİPLOMATİK BİR BAŞARI MI, YOKSA YENİLGİ Mİ? - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

LOZAN DİPLOMATİK BİR BAŞARI MI, YOKSA YENİLGİ Mİ?

30 Temmuz 2019 Salı

Klasik ifadeyle Lozan zafer mi, hezimet mi?

İsviçre’nin Lausenne şehrindeki Uşi Şatosu’nda günlerce, aylarca süren görüşmeler sonunda 24 Temmuz 1923’te Lozan Üniversite Salonu’nda düzenlenen törenle imzalanan Lozan Antlaşması; aradan geçen yaklaşık bir asra rağmen; tarihçilerce hala tartışılmakta.

Asıl adı “Yakındoğu Kongresi” olan ve 96. yılına girdiğimiz antlaşmayı bazı tarihçiler “zafer” olarak nitelerken, bir kısım tarihçiler de “hezimet” olarak yorumlamakta.
Bu günkü yazımızda ilk önce İlber Ortaylı’ya kulak vermek istedik. Şöyle diyor Prof. Dr. İlber Ortaylı:

“Lozan ne hezimet, ne zafer.”
Anlaşma masasında zafer falan olmaz. Bu boş laftır.
Yani, karşınızdakinin çok aptal olması lazım ki; sen orada zaferden bahset.
Eğer karşındaki yerden yere vurulmuş, bitmişse; zaten istediğini yaparsın.
Kimse Lozan’da istediğini elde edemedi.
Çünkü maalesef kuvvetler(imiz) sınırlıydı.

Türkiye Misak-ı Milli dediği sınırlar içinde büyük bir kısmı kurtarabildi ama, onun dışında ileriye gidecek durumu yoktu zaten.

Mesela; Atatürk istemez mi Selanik’e kadar gitsin. Batı Trakya’yı kurtarsın.
İstemez mi insanlar Cenubi Bulgaristan Türkiye’nin elinde olsun.
Adalar tekrar Türkiye hakimiyetine geçsin.

Mesela; o zamanda Antakya ve Halep’i istiyorlardı. Halep gitti. Hatay geri geldi sonradan elimize.
(Müzakerelerde) Musul söz konusu olmuş. Çünkü artık petrol kıymet kazanmaya başlıyor.
(Geri gelmesi) Söz konusu değil artık. Küçük bir tazminatla bitti.
Bu bir uzlaşmadır.

Ve maalesef Lozan Antlaşması’nın zabıtları yayınlandığı halde, hala bu antlaşmayı soldan ve sağdan iyi tanımıyorlar.
Solcular şunu diyor: Türkiye etnik mübadele yaptı. Etnik bakımdan temizledi ülkeyi.
Hayır. Nüfus mübadelesini Türkiye istemedi.
Nüfus mübadelesinin Lozan’da yeri yoktu.

Lozan Antlaşması’ndan sonra Venezilos istedi. Çünkü Yunan solu; “Megalo İdea” ile hareket etti. Pontuslar, montuslar, İonya’lar falan.. Hepsi Yunan anavatanına katılacak.. (Bu)Tam bir hayal(di) ve bu hayali görmeyen faşist Metaxas’tı.

Çünkü Yunanistan az nüfuslu. Balkan harbinde büyümüş. Nüfusa ihtiyacı var. Megalo İdea’sı suya düşmüş artık. Buradaki (Türkiye’deki) 1,5 milyonu aldı bir şekilde. Onları iş-güç-arazi sahibi de yapamadı doğru dürüst. Biz karşılığında 500 bin aldık. Biz biraz daha iyi yaptık. Tabii sorsan hiç bir muhacir memnun değildir.”

Prof. Dr. İlber Ortaylı; İzmir Yüksek Teknoloji Enstitisü’ndeki Abbas Güçlü ile Genç Bakış programında bunları söylerken; 2 Ekim 2016’da şunları yazıyor;

“Diplomasinin zaferi olmaz. Avrupa hiç bir zaman bunu Türklere tattırmaz. Kurtuluş Savaşı’nda süngümüzü nereye dayadık ve nereyi geri fethettiysek ancak onları aldık. Hatta savaş tazminatımıza karşılık küçük bir toprak bile verilmedi; (sadece) sınırımızın ötesinde kalan Karaağaç İstasyonu’nu bize bağladılar.

Tekrar edelim; Lozan, fevkalade yorulduğumuz, artık kıpırdama ihtimalimiz olmayan bir zaferden sonra imzalanmıştır. Üstelik, karşı taraf açısından da, hem Yunanistan hem Büyük Britanya için de şartlar böyleydi. Ama şunu söylemeli: Savaştan sonra Yunanistan’ı diplomasi ile korudular. Türklere bunu hiçbir zaman yapmazlar.

Ege adalarına gelince… Bu adalar zaten Balkan Savaşları öncesinde elden çıkmıştı. Yunanistan da Balkan Savaşları sırasında Kuzey Ege adalarına saldırdı; Averoff Zırhlısı’na karşı koyacak donanmamız yoktu. Lozan’da bu adalar için çok bir şey yapılamayacağı açıktı. Elimizde sadece İmroz (Gökçeada) ve Tenedos’u (Bozcaada) tutabildik. Ege adalarının hali bundan ibarettir.”

Araştırmacı, gazeteci-yazar Yusuf Kaplan’ın Lozan Antlaşması hakkındaki yorumu ise şöyle:
“Lozan’la bedenimizi kurtardık ama ruhumuzu yitirdik.
Yakın tarihine dünya kadar uzak tek toplum bizim toplumumuz!
Tarih bilinci linç edilmiş bir toplum bu.
O yüzden başımıza ne geldiğini bilmiyoruz.

O yüzden emperyalistler tarafından fiilen işgal edil-e-meyen Türkiye’nin celladına / Batılılara âşık edilerek zihnen işgal edildiğini göremiyoruz bile!

Lozan, Türkiye’nin “bağımsızlık belgesi”dir. Evet, bu doğru; ama yalnızca teritoryal bağımsızlıktır bu: Toprak bağımsızlığı yani.

Özetle: Lozan’la biz, bedenimizi kurtardık ama ruhumuzu yok ettik!
Başka bir ifadeyle, Anadolu’ya hapsolsak da bu toprak parçasını koruduk ama medeniyet ufkumuzu ve iddialarımızı terkettik!”

İbrahim Karagül’ün tespiti de şöyle:
“Sevr ile Anadolu’dan sürmeye çalıştılar. Bir Anadolu direnişi bu oyunu bozdu. Başaramadılar. Anadolu’dan süremedik, Avrupa’dan sürelim dediler. Lozan ile Avrupa’dan çıkardılar.

Ve biz Anadolu’yu koruyabildik. Burada tutunabildik. ‘Son Kale’ye sığındık. Lozan bize yetmiyordu, bu yüzden hiç bir zaman içimize sindiremedik.

Ne Anadolu’dan sürdürebildiler, ne bundan sonra Anadolu’ya hapsedebilecekler. Ne milletimizi kontrol altında tutabilecek, ne devleti denetim altında tutabilecekler. Çünkü Türkiye’yi durdurmaya yönelik bütün senaryolar bir bir boşa çıktı, çıkacak.”

Yazıyı yukarıda adı geçen Yunan generallerinden Metexas’ın söylediği şu sözü aktararak bitirelim: “Türklerin orduları vardır ve bir sabah karşınıza çıkarlar. Küçük Asya’da ilerlemeyi ve yerleşmeyi düşünmeyin.”

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorumlar

onurekinci   -  Bağlantı 30 Temmuz 2019, 10:42

bizim tarihimiz belli,ortaasyadan savaşlarda özgürlük ruhuyla buralara kadar geldık. farklı dinlerimiz, dillerimiz oldu,topraklarımız oldu,asimile olanlar oldu.iskitler göktürk uggurlardan başlayan buraya kadar uzanan bizleriz ama geleceğe bakmak lzm

onurekinci   -  Bağlantı 30 Temmuz 2019, 10:39

bu yazılarda güzel ama geleceğe yönelik, insanı ileriye taşıyacak,fikir verecek umutlandıracak şeyler lazım,destekleyici yazılar,herkes yazar kendi fikir ve görüşünü önemli olan geleceğe sağladım adım atmak.

onurekinci   -  Bağlantı 30 Temmuz 2019, 10:37

bizim sıkıntımız hep geçmişe takılıp kalmak. diğer ülkelerde savaşlardan çıkıyor. japonya almanya hepsi de savaştan çıkmış ama her zaman bizden ilerdeler. bu adamlar geleceği planlıyorlar biz hala aynı yerdeyiz. sürekli geçmişteyiz.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı