ÇALIŞMA AHLAKI - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

ÇALIŞMA AHLAKI

3 Eylül 2020 Perşembe

Değerli okurlarım; üç aylık aradan sonra, tekrar hoş bulduk. Bu konuyu, zihnimde güçlü anılar canlandırdığı için seçtim. Böylece; konuyu işlemek, kuru bilgi yığını sunmakla kalmayacaktı. Konuya ilişkin anılarım, umarım ona ruh katacaktı.

Yıl 1999. Iowa Eyalet Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’ndeki Master programımda ilk yılımın 2.yarısı başlıyor. Şiddetli bir griple hastaneye kaldırılmıştım ve 4 günün sonunda taburcu olmak üzereydim. Benimle ilgilenen bir Türk arkadaşım; beni almaya, bölümümden bir profesörün geleceğini açıkladı. Çok şaşırmış ve duygulanmıştım. Bir anlam da verememiştim. Değerli hocam beni arabasıyla alıp, kaldığım yurda bıraktı gerçekten de. Yolda kendilerine sordum: ‘Sayın hocam, niye böyle zahmet ettiniz?’ Verdiği yanıtı, istesem de unutamayacaktım: ‘Oğlum, çünkü sen sıkı çalışan birisin.’(İng. “You are a hard worker”).

Niye unutamayacaktım ki? Çünkü o zamana kadar, okuldaki deneme süremi başarıyla geçmek ve bir asistanlık kapabilmek için; gerçekten de çok sıkı çalışmıştım….ama, bunu sürdürebilecek güçte de değildim. Bu övgüyü hak etmeyi sürdürmek, boynumun borcu olmuşken üstelik.

Değerli hocamın “sıkı çalışma”yı bu denli kutsaması, ona özgü değilmiş meğer. Protestan ağırlıklı ve Kuzey Avrupalı göçmen ağırlıklı A.B.D.de; Protestan Ahlakı’nın temelinde, özverili ve çok sıkı çalışmak varmış. “Çalışma Ahlakı”na özel önem vermesi dolayısıyla, “Protestan Ahlakı”, çalışma ahlakını dile getirmek için kullanılıyormuş. Max Weber’e göre ‘Çalışma ahlakı; Kuzey Avrupa’nın, 15. Yüzyıl sonrası nasıl olup da bir anda yükseldiği ve geliştiği sorusunun temel yanıtıdır. Kuzey Avrupa dışındaki ülke ve bölgeler, eğer Kuzey Avrupa’lı göçmen ağırlıklı değillerse; bu ahlakı ithal etmeye çalışsalar da, bir türlü aynı düzeye erişemezler. Neden? Çünkü bu ahlak din temellidir. Martin Luther ve “Protestan Reformasyonu”yla yükselişe geçmiştir.’

Konuyla ilgili önemli bir noktayı, şimdi dikkatinize sunmak isterim. O da şu : “Çalışma ahlakı”, “iş ahlakı” kavramı ile karıştırılmamalıdır. ‘İş ahlakı, mal ve hizmet üreten işletmelerin ya da firmaların uymaları gereken ahlaki ilkeleri ve standartları ifade eder. Oysa, çalışma ahlakı; bireyin ve toplumun refahı için çalışmanın gerekli ve önemli olduğu üzerinde durur.’ (Prof. Dr. C.C.Aktan)

Üzerinde biraz düşününce anlıyorum ki; çalışmak, bireyin yaşamını sürdürebilmesi için bir zorunluluk olmanın ötesinde bir bireysel sorumluluk ahlakıdır. Görüldüğü gibi, çalışma ahlakı ile ekonomik refah arasında çok yakın bir ilişki bulunmaktadır. Çalışma ahlakının yüksek olduğu toplumlarda ekonomik refah düzeyinin de yüksek olduğu düşüncesi iktisatçılar tarafından genel kabul görmektedir. Çalışma ahlakı’nın, bir kültürde işe karşı geliştirilen tutum ve davranışlar olduğu da söylenebilir. Çalışma ahlakı, bir güven sorunsalıdır aynı zamanda. İnsanlar ve kurumlar arasında karşılıklı güven ve saygıya dayanır. ‘Çalışma ahlakı’na sahip bir çalışanın temel özellikleri şunlardır:

1) Ahlak ve yasa dışı işler yapmaz, ve yapılmasına karşı çıkar.
2) Sıkı çalışır, işini en iyi şekilde yapar, ve yapanları destekler.
3) Dürüstlüğü savunur, ve çalışmayı ödüllendirir.
4) Açık ve dürüst iletişim kurar.
5) Üstlerin verdiği “yasa ve ahlak dışı emir”lere direnir.
6) Kamu yönetiminin halka hizmet için var olduğu bilinciyle hareket eder.
7) Olanakları; toplum yararı ve birey özgürlüğünü dikkate alarak, kurum amaçları
doğrultusunda kullanır’. (Avys.omu.edu.tr)

Türk firmalarında fazla itibar görmese bile, uluslararası firmalarda temel çalışma standardı olan çalışma ahlakı; yurt dışında ya da yurt içi bir uluslararası firmada çalışmak isteyenlerimiz için, edinilmesi zorunlu olan bir ahlak türüdür. Görülüyor ki, çalışma ahlakı’nın tanımlanması ve sınırlarının belirlenmesinde; insanların ahlaki kabulleri yanında, çalışma ortamını etkileyen etmenlerin etkileşimi de önem kazanmaktadır.

 

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorumlar

Garip ardıç   -  Bağlantı 3 Eylül 2020, 10:48

Yaşar bey adamı dövecek gibi bakmıssınız

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı