RAMAZAN BAYRAMI: DİVAN EDEBİYATINDAN BİR BAKIŞ - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

RAMAZAN BAYRAMI: DİVAN EDEBİYATINDAN BİR BAKIŞ

24 Mayıs 2020 Pazar

Bayramınız kutlu olsun değerli okurlarım. Divan Edebiyatı’nda Nedim; ne ölçüde bir bahar, aşk ve İstanbul şairi ise, ona yakın ölçüde bir bayram sevinci, bayram neşesi şairidir. Nedim’in en sevdiği zaman, (bu Ramazan Bayramı’nda olduğu gibi) bayramlarla baharın birleştiği zamandır. Yaşadığı yıllarda, insanlar bayram yakınlaştıkça Nedim’in şiirlerini söylemeye başlarmış.

Birinci bayram gecesinin hilali görününce, Ramazan bitip bayram başladığı için; Nedim, sevgilisinin kaşları ile hilal arasındaki çizgi benzerliğini fırsat bilir:

“yeniden eski muhabbeti yenileyelim
gel benim kaşı hilalim bize, bayram edelim”

Sevgilisini bayramlaşmaya çağıran Nedim; sevgilisinin kaşlarını, yüreğine doğrultulmuş bir hançer olarak da görür. Böylelikle Nedim’in şiirinde bayram; bir aşk serüveni, bir gönül öyküsüdür aynı zamanda. Nedim, zamanındaki dini bayramların devinim ve neşesiyle yüklüdür. Örneğin, bir bayram gününde Nedim’e aşk acısı koymaz. Sevgili güller gibi açılsın da, Nedim bülbüller gibi ağlasın. Sorun etmez.

Tüm şenliğine ve çapkın ruhuna karşın; Nedim, sevgilisini çağırırken bile eski Türk kültürünün dini bayram görgü kurallarına uyar. Resmi ve geleneksel bayramlaşma koşullarını unutmaz. Ramazan Bayramı’nda, sevgilisini bayramın ikinci günü çağırır. Çünkü Türk terbiyesi gereği birinci günde, sevgiliden de önemli olan kendi aile ve sülale büyüklerine koşacaktır. Büyüklerin ellerinden öpecek; cebine doldurduğu bozuk paralarla da, elini öpen çocuklara bayram bahşişi dağıtacaktır. Sevgilisini şöyle çağırır:

“pek umar gelmeni, bayramın ikinci günü Nedim
gündüz olmaz dersen, akşam olsa da engel değil”

Bayram, Kurban Bayramı olsaydı, Nedim sevgilisini üçüncü gün çağıracaktı. Eskiden dini bayramlar, büyük neşe ve bayramlaşma olanakları olarak görülürmüş. Bayram gerçek bir olay ve gerçekten bayram edilecek zaman dilimi imiş. O bayramların havasında; “gönüllere şevk, coşku ve arzu veren öyle bir esinti” varmış ki, nicedir “nerede o eski bayramlar” deniyor. Konu komşu, dost akraba, arkadaş sevgili; böyle bir günde Türk terbiyesine uyarak, sıcak duygularla kucaklaşabilir elbette.

Ramazan Bayramı’na Divan Edebiyatı’ndan bir bakış sunmamın nedeni, eski Türk kültüründeki terbiye ve incelikleri de, bayram bağlamında biraz sunabilmektir. Yukarıda aktardığım Nedim özelindeki konuları, Nihad Sami Banarlı’nın “Kültür Köprüsü” isimli kitabından aldığım notlara dayanarak sizlere sundum. Bir sonraki yazımda buluşmak üzere esen kalınız, değerli okurlarım.

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorumlar

sefer   -  Bağlantı 12 Haziran 2020, 14:58

divan edebiyatını bu kadar basite aldırarak bayramın 1 2 3 günü bozuk para verme meselesi ile nerde o eski bayramlara bağlayarak yazmak olmamış. yazmak için bence yazmayın biraz düşünerek araştırarak yazın.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı