13. TÜRK! - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

13. TÜRK!

31 Mayıs 2017 Çarşamba

Turkishtime Dergisi, “Bilime Yön Veren 100 Türk” başlıklı bir ek kitapçık yayınlamış bu ay.

Denizli’den bir bilim adamını 13. sıraya yerleştirmiş.

Yakından tanıdığım, dostluğundan keyif aldığım Bekillili Yusuf Altıntaş.

Yaptığı kısa tanıtımda, “Talaş imalat, imalat ve matlab (matrix laboratory) ile ilgili çalışmaktadır. Kanada’da, British Columbia Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdürmektedir. Talaş imalat, takım tezgahları ve onların bilgisayar kontrolünde uzman olan Altıntaş, kuvvet, güç moment, kinematik ve kontrol sistemlerini entegre simüle eden sistemler geliştirmiştir. İmalat mekaniği alanında yazdığı kitapla bilim dünyasının ilgisini bir hayli çekmiştir” açıklamasına yer vermiş.
***
Prof. Dr. Yusuf Altıntaş, Bekilli doğumlu. İlk ve ortaokulu ilçede okur, Liseyi Kocamektep namıyla bilinen Denizli Lisesi’nde bitirir.

Birkaç yıl önce yaptığımız ve bu sütunlarda yayınlanan bir söyleşide, liseye başladığının ertesi yılı Pamukkale’de şarapçılık yaptığı günleri anlatmıştı. Özellikle yaz tatillerinde, “aşağıdan yukarıya şarapları taşırdım. Valilik bize ufak bir yer göstermişti, orada satardım. Günlük hasılat şimdiki parayla elli liraydı, zararına satış yapardık” demişti.

Babası, Küp Şarapları kurucusu Hasan Altıntaş Pamukkale travertenlerinin beyazlatma özelliğini ilk keşfeden insanmış. Şişeyi akşamdan akan suyun içine koyar, sabah beyazlamış halde satışa sunarmış.

Liseden sonra kendi ifadesiyle “kazaen” İstanbul Teknik Üniversitesi’ne kaydolur. O yıl Uçak bölümüne 15 kişi alınacaktır ve kendisi 15. sıradan ancak girebilir.

İlk yıllarda gösterdiği başarı, sonraki yıllarda 68 gençlik ruhunun büyüsüne kapılarak devam eder. Biraz dersleri asar, son sınıfta ancak toparlar.

Okuldan sonra ver elini İngiltere. Bir buçuk yıl kadar hem okur hem çalışır. Ama imkanlar daha fazlasına el vermez, geri dönüp Kırıkkale MKE’de işe girer.

Sonrasını kendinden dinleyelim: “Senin anlayacağın, tesadüfen bilim adamı oldum. Benim bir devre küçük arkadaşım master için Amerika’ya başvurmuştu. Kanada başvuru formlarının iki nüshasını masada bıraktı. Ben de o iki formu doldurup gönderdim, bir tanesine burs çıktı.”
***
Sevgili Yusuf Hoca’nın sonraki yıllar sayısız ödül, konferans, yayın ve öğrenci yetiştirmeyle sonuçlanacak olağanüstü serüveni böyle başlar.

Kanada’da iki yıl üst üste yılın bilim insanı seçilir. Ödüllerinden birini Kanada sarayında düzenlenen özel bir törenle alır. Daha pek çok benzer ödül töreni nasıl, nerede yapıldı, ödülleri kim sundu… konuyu fazla kurcalamıyorum, çünkü yanlış yazarsak hoca bir fırsatını bulup “yanlış yazmışsın” diye dokundurmaktan geri kalmıyor. Zaten o kadar çok geldi ki ödüllerin arkası, yazmaya kalkarsak sayfamızda bize yer kalmaz.

Bildiğimizi yazalım.
Yusuf Hoca’yı en son birkaç ay önce gördüm Bekilli’de. Kız kardeşinin üzücü vefatı dolayısıyla Kanada’dan apar topar gelip cenazeye katılmıştı. Üzgündü, fazla konuşamadık. Ama her yaz için sözleştiğimiz gibi yine ‘görüşelim’ dedik. Umarım bu yaz yeniden görüşme fırsatımız olur.
***
Prof. Dr. Yusuf Altıntaş çağdaş ve demokratik bir insan modelidir. Nüktedandır. Hoşgörülüdür. Batının geleneksel disiplini onda fazla içselleşmemiştir. Ya da şöyle diyelim, kendi yerel değerleriyle evrensel insanlık değerlerini çok güzel harmanlamış, nevi şahsına uygun bir sentez yaratmıştır. Oturup sohbet ederken, bir şeyler içerken, gezip tozarken keyif almasını da, keyif vermesini de iyi bilir.
Demokratik bir birey olmak ne demektir derseniz, ben “Yusuf Hoca” derim.
Sözünü sakınmaz. Kim olursa olsun, söylemek istediğini, düşündüğü biçimde ifade etmekten çekinmez.

Sanırım Kanada’da arka arkaya ödüllendirildiği yıllardı. Bunca göz önündeki bilimsel saygınlığa uzak durmaktan utanmış olmalı ki, TÜBİTAK kendisine o yıl Özel Bilim Ödülü verdi. Ödülü dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün elinden aldı. Ödül alanların kürsüde suya sabuna dokunmadan geçiştirdiği teşekkür konuşmaları içinde, yaptığı konuşmada ders niteliğinde birkaç vurguyla törene damga vurdu. Önce Türkiye üniversitelerindeki eğitime değindi. Ardından ülkedeki mühendislik eğitimini zayıf bulduğunu anlattı, yapılan yatırım ve kaynaklara rağmen akademik araştırmalardan yeterli verimin elde edilemediğini vurguladı. Merkezi üniversite örgütlenmesinin özgür eğitim ve araştırmayı yok ettiğini, eleştirel bakan düşünceye değer verilmesinin eğitim kalitesini arttıracağını söyledi. YÖK’ün baştan aşağı yeniden dizayn edildiği tam o günlerde başta Cumhurbaşkanı’nın gözünün içine baka baka “tamamen siyasi kamplaşmaya neden olan rektör-dekan seçimlerinin yerine, üniversiteleri bilimsel olarak ileri taşıyacak öğrenci, hoca ve saygın bilim insanlarından oluşacak temsilci kurullar tarafından seçimlerinin” yararını anlattı.
***
Hoca zaman zaman sosyal paylaşım platformlarında düşüncelerini açıklamaktan çekinmez. Anlarsınız ki, dünyanın öteki ucundan kendi ülkesine yabancı kalamamakta, gelişmeleri izlemektedir. Gerektiğinde övgü, gerektiğinde eleştiri ve yergileriyle!
***
Yusuf Hoca Turkishtime Dergisi’nin 100 bilim adamı içinde 13. sıraya koymasını sayfasında kendine özgü nüktedan üslubuyla şöyle yorumlamış:

“Uğursuz 13 rakamı bize düşmüş. Matrix laboratory diye bir şey yok, (MAL) Manufacturing Automation Laboratory’nun Türkçesi İmalat Otomasyon Laboratuvarı. MATLAB ise matematikleri otomatik çözen bir lisan. Yani yanlış çevirmişler, fark edilmiş, kitapta düzelteceklermiş. Yayınlara katkıları olan bir sürü değerli asistanlarım oldu. İkisi de Sabancı ve Koç Üniversiteleri’nde dünyaca tanınan hocalar, bilhassa Bekilli’yi ziyaret edip Küpe tas daldırdıktan sonra önleri açıldı! (100. sayfadan sonra ise kitapta çıkacak açıklamalardan ilklerini vermişler. Bekillili muzırlar beni 110’lara falan çekmeye çalışıyorlar. Bir daha şarap vermeyeceğim bunlara.”

İlahi Hoca! Sen çok yaşa!

Not: Yazılar ile ilgili hukuki sorumluluk yazarların kendilerine aittir

Yorumlar

Kemal Eskin   -  Bağlantı 4 Haziran 2017, 13:02

Bu yazıyı okumasaydım Yusuf Altıntaş hakkında bir bilgim olmazdı eminim çoğu Denizlili de bilmiyordur bu kişiyi çok sağolun bu yazı sayesinde öğrenmiş oldum.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı