ARMUTLARIN SUÇU NE? - denizlihaber.com - Denizli Haber, Denizli'nin en çok okunan gazetesi
REKLAMI GEÇ

ARMUTLARIN SUÇU NE?

15 Haziran 2018 Cuma

Fransa kralı Lous-Philippe 1831 yazında  tahta geçtiği için çok mutluydu. Başarılı işler yaptığını düşünüyordu. İmparatorluğun kuzey ve güney bölgelerini ziyaret ediyor,oralarda yaşayan orta sınıf halk tarafından halk kahramanı olarak karşılanıyordu.Paris’teki muhteşem sarayında onuruna ziyafetler veriliyor,yemek yemekten müthiş keyif alıyordu.Kişisel serveti çok büyüktü.Her şey çok güzeldi. Ancak Louse-Philippe’nin keyfini kaçıran bir şey vardı.Charles Philipon adında pek tanınmayan sanatçı,”La Caricature”adında bir hiciv dergisi çıkarmış,son derece beceriksiz ve adaletsiz bulduğu kralın kafasını armut şeklinde çizmişti.Kral çok kızmıştı.Adamlarına derginin çıkmasını engellemelerini ve Paris’teki gazete bayilerindeki bütün dergileri satın almalarını istedi. Ancak bu engeller Philipon’u durdurmadı.Bunun üzerine karikatürist krala hakaret suçundan Paris’te mahkemeye çıkarıldı.Tıklım tıklım salonda Philipon,kendisi gibi tehlikeli adamı yakaladıkları için savcılara teşekkür ederek konuşmasına başladı,sonra da hükümetin kralı küçültücü hakarette bulunan asıl suçluları tutuklamadığını söyledi.Armut biçimindeki her şeyin tutuklanıp hücreye kapatılması gerekiyordu.Hatta armutların hepsinin. Oysaki sadece Paris’te bile binlerce armut ağacı vardı ve bunların her biri tutuklanmayı gerektirecek suç işlemişti.

Philipon böylece kendine açılan davayla dalgasını geçerken,hiç gülmeyen mahkeme heyeti  6 aylık cezayı kesti.Ama Philipon bu grotesk tavırdan,armut kafaları çizmekten vazgeçmedi,hapis yoluna alışmıştı.Toplamda iki yıl hapis yattı.

Elbette ki kral,mizahı sadece bir oyun olarak görseydi sonuç böyle olmazdı. Kral Lous’e,karikatürlerin kaynağında eleştirinin yattığını ilk anlayan kişi oldu.Alain de Botton’un “Görmek ve fark etmek” adlı kitabında mizaha dair bu yazıyı okuduğum da bir armudun,hele o tarihlerdeancak ölü doğa resmi olan natürmortla,bir meyve tabağındaki etkisiz elemanlık,bir rol alabilen saf bir armudun bile gerektiğinde kötü giden bir şeye ayar verme aracı olabileceğini hiç düşünmemiştim. Bütün iş kralın fizyonomisi ile benzerlik kurmaktaydı. Bardaklar taşınca bir armut bile protest tavrın masum meyvesi olabiliyordu.

Espri yapmak,bir durumdan rahatsız olmak,şikayetçi olmak anlamına geliyor.Küstahlık, zalimlik,kendini beğenmişlik eleştirilir. Bizi eğlendiriyor gibi görünürken,düşünce vardır altında. Mizahçılar kötüye giden iktidarla,otorite ile ilgili uzun uzun konuşmazlar,masum bir iki karikatürle,duyulan rahatsızlıklara dikkat çeker,o kadar.Bu okurla tehlikeli bir dil kurma biçimidir. Başını derde sokacağını bile hissede bu tarz iletişimi göze alır karikatürcü. Eskiden değil halk,hiç bir saray ve yönetim erkanı eleştirmeye cesaret edemezken,kralı,bir tek saray soytarıları salt güldürmek amaçlı krala bu türden yersiz espriler yapma yetkisine sahipmiş,hatta kendi kendine kendi rezilliğine güler geçermiş kral o da gülme ihtiyacından kaynaklı olduğu için. Adı üstünde işte,soytarı! Ciddiye alınmayacak bir yaratık.

İyi mizahçılar,günlük hayatta farkına varamadığımız konulara dikkat çektiği gibi,ellerindeki tek malzeme güldürme eylemini  hak arama aracına dönüştürebiliyor,hiciv gibi… Mizah siyasi açıdan bir düzen tasarlama,adaletli ve mutlu toplum yaratma biçiminden biri haline geliyor.Mizah güldürürken fark ettirmeden ters giden bir şeye dikkat çekiyor.17.yy İngiliz oyun yazarı John Dryden,”Mizahın gerçek amacı,ahlaksızlıkları düzeltmektir”demiş.Çizgi ya da dille,beceriksizliğimizle yüzleşmemizi sağlar,dile getirilmeyen bir durumu,olayı bize başarıyla sunarkenmizahçı,bizde yeteneklerini kahkaha ve alkışlarımızla taçlandırırız.Yani bir yerde güleriz ağlanacak halimize.Zeki ve Metin’in Kabare oyunlarına hep birlikte gülmedik mi?

Hatta siyasiler de eşlik ederdi bu gülmeye…Mizah sanat dallarının bir türü ise, “Sanat hayatı eleştiren bir bilim dalıdır”demiş ayni dönemin İngiliz şair ve kültür eleştirmeniMatthew Arnold.

İşin aslı gülünecek çok az yönü olan gerçek yaşama ve dünyaya mizahçılar sayesinde katlanıyoruz. Ne diyelim…

Umarım Gırgır’ın emektarçizeri Nuri Kurtcebe tutuklanan son mizahçı olur!

Mizahçı Gani Müjde’nin bir sözüyle bitirelim isterseniz “Gülmeye vergi yok!”

Bolbol güleceğimiz bir bayram diliyorum…

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
 karakter kaldı